Her sabah taze
Dünden kalan boza satmayız. Gece mayalanır, sabah süzülür, öğlen bardağa gelir.
Kıvam, bir dükkândan çok bir alışkanlığın adı: darıyı akşamdan ıslatmak, gece boyu beklemek ve sabah kıvamına güvenmek.
Her şey 1947 kışında, Hüseyin Kıvamcı'nın Kadıköy iskelesi yakınında kurduğu küçük tezgâhla başladı. Akşamüstü fenerini yakar, sokak aralarında bakır güğümüyle boza satardı. Mahalle onu sesinden tanırdı.
1968'de sabit dükkâna geçildi; salep artık hazır tozdan değil, gerçek salep kökünden çekilmeye başlandı. 1994'te ikinci kuşak Nedim Kıvamcı fıçıları devraldı ve tepsi ikramını başlattı.
Bugün aynı tarifi torun Rıfat Kıvamcı sürdürüyor. Fıçılar aynı, ölçü aynı. Değişen tek şey; artık dükkâna gelen kadar düğüne, kış sofrasına ve esnaf sabahına da gidiyoruz.
Endüstriyel raf ömrü peşinde değiliz. Kıvam, sabrın ve elle kontrolün ürünüdür.
Dünden kalan boza satmayız. Gece mayalanır, sabah süzülür, öğlen bardağa gelir.
Koruyucu, kıvam artırıcı ya da hazır toz yok. Darı, su, maya ve salep kökü — hepsi bu.
Boza kış içeceğidir. Ekim–mart arası tam kadro; yazın yalnızca büyük etkinliklere sınırlı üretim.
Dedesinin tarifini 22 yıldır sürdürüyor. Mayalama ve süzme aşamalarını hâlâ kendi kaşığıyla kontrol eder; kıvam ölçüsünü "kaşık dik durmalı" diye tarif etmesiyle bilinir.
Gıda mühendisliği okudu, salep kökü tedarik ve pişirme sürecini yönetiyor. Etkinlik kurulumlarında sıcak salep istasyonunun başında durur.
11 yıldır ikram sektöründe. Teslimat planlaması, tepsi lojistiği ve saha ekibini o düzenler; kazanların zamanında ve sıcak ulaşmasından sorumlu.
"İyi boza, acele etmeyeni ödüllendirir."
Tanınırlık: 2023 İstanbul Esnaf Odası "Geleneği Yaşatan İşletme" mansiyonu; 2024 Kadıköy Belediyesi Mahalle Lezzetleri kayıt listesi.
Ödül peşinde değiliz ama mahallenin 79 kıştır aynı kapıyı çalması, bizim için en büyük referans.
Bize ulaşın →